İş güvencesi kapsamı

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

iş güvencesi işveren karşısında zayıf taraf olan işçinin korunması amacıyla iş kanununda öngörülmüş bir kurumdur. iş güvencesi kapsamı na dâhil olabilmek için öncelikle iş kanununa tabi olmak gerekmektedir. Dolayısıyla Borçlar kanunu ve Deniz iş kanunu alanına giren işçilere iş güvencesi hükümleri uygulanamamaktadır. Ancak Basın iş kanunun 6. Maddesinin son fıkrası uyarınca iş güvencesi gazeteciler hakkında da uygulanmaktadır. 

iş güvencesi kapsamı 4857 sayılı iş kanunun 18. Maddesinde açıkça belirlenmiştir. Buna göre Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.  İşverenin otuz işçi çalıştırma ölçütünde, işverenin aynı iş kolundaki diğer işyerlerinde çalışan işçilerde hesaba katılmaktadır. Dolayısıyla işverenin sırf iş güvencesi hükümlerinden kaçınmak amacıyla işçileri ayrı işyerinde göstermelerinin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk dairesi 2003/19269 esas numaralı kararında şu şekilde karar vermiştir 30 ve daha fazla işçi çalıştıran işyeri kavramına 4857 sayılı İş Kanununun 18/4.maddesi ile açıklık getirilmiştir. Söz konusu maddede “işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı bu işyerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenmelidir.” denilmektedir. Fesih tarihinde işverenin aynı işkolunda beş adet işyerinin daha bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda 30 işçinin bu altı işyerinde çalışan toplam işçi sayısı nazara alınarak belirlenmesi gerekir. Davalı çalıştırdığı bu işçilerin okulun tatil olduğu aylar içinde aylıklarının ödenmesinin kendisine fazla yük getirdiğini ileri sürerek daha az ücret ödeyeceği işçileri çalıştırmak amacı ile mevcut işçilerin sözleşmelerinin feshedildiğini savunmuştur. Bu savunma 4857 sayılı iş kanununun ilgili hükümlerinde yer alan geçerli sebep olarak kabul edilemez.’’

4857 sayılı iş kanununa göre deniz ve hava taşıma işleri, elliden az işçi çalıştıran tarım işleri,   aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri, bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dâhil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işleri, ev hizmetleri, çıraklar hakkında, sporcular hakkında, rehabilite edilenler hakkında, 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerleri hakkında iş kanunu hükümleri uygulanmamaktadır. Bu yüzden söz konusu  durumlar da iş güvencesinin kapsamı alanı dışında kalacaktır.

iş güvencesi kapsamı

Leave A Reply