İş akdinin askıya alınması

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

iş akdinin askıya alınması iş hukukunda iş akdinin devamının sağlanması amacıyla öngörülmüş bir kurumdur. İş ilişkilerinde ortaya çıkan birçok neden dolayısıyla iş akdinin tarafların istediği şekilde seyretmemesi her zaman görülen bir durumdur. İşçinin iş görme edimini geçici olarak yerine getiremediği durumlarda işçi lehine askıda kalması işverene askıda kalma nedenlerine dayanarak iş akdini sona erdirme yetkisi vermemektedir. Bu sayede iş akdinin askıda kalma süresince işçinin hakları korunmakta ve işveren önüne çıkan ilk engelde dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde söz konusu nedenlere dayanarak iş akdini sona erdirememektedir. Zira taraflar sürekli bir borç ilişkisi doğuran sözleşme içine girdiklerinden işveren işçinin iş görme edimini geçici olarak yerine getiremediği hastalık, analık , grev vb. durumlarda dürüstlük kurallarına aykırı olarak iş akdini sona erdiremeyecek ve iş akdinin askıda olduğu sürece iş akdi devam edecektir. Meğerki söz konusu durumlar işverenin katlanılması kendisinden beklenilemeyecek bir hale gelmesin.

iş akdinin askıya alınması koşulları oluştuğunda iş akdi herhangi bir hukuki işleme gerek kalmadan kendiliğinden askıya alınır. Bu nedenle iş akdinin askıya alınmasının koşullarını incelemek yerinde olacaktır. İş akdinin askıya alınması için ilk koşul, işçi açısından iş görme ediminin yerine getirilmesinde işveren için ise işçinin ifasını kabul açısından imkânsızlık durumu hasıl olmalıdır. Örneğin işçinin hastalanması, doğum yapması, bir yakının vefat etmesi, zorlayıcı manevi durumlar gibi nedenler işçi açısından işgörme ediminin ifasında imkânsızlık oluşturacaktır. İkinci koşul ise ifa edememenin geçici olması ve söz konusu durumun gerçekleşmesinde işçinin veya işvereninin kusursuz olması gerekmektedir. Kanunda bazı yerlerde geçicilik koşulu açıkça somutlaştırılmıştır. Örneğin İş kanunu m. 24/3 de işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa işçi iş akdini haklı nedenle feshedebilecektir. Söz konusu süre bir haftayı bulmaz ise bu durumda kanun iş akdinin bu süre zarfınca askıda kalacağını ve bu durumun işçi lehine haklı neden teşkil etmeyeceğini düzenlemiştir. Görüldüğü gibi iş akdinin askıya alınması koşulları oluştuğu anda kendiliğinden devreye giren bir kurumdur.  Eğer kanunda bir süre öngörülmemiş ise bu durumda hakkaniyete uygun bir süre boyunca iş akdi askıda kalarak devam edecektir.

İş akdinin askıya alınmasıyla tarafların sözleşmeden doğan borçları askıya alınmış olacaktır. Askı süresi boyunca iş akdinden kaynaklanan borçlar ertelenir ancak iş akdi ayakta kalmaya devam eder. İşveren ücret borcunu ifa etmez işçi ise iş görme borcunu ifa etmez. İş akdinin askıya alınması gereken halin ortadan kalkmasından itibaren askı hali sona ermektedir. Bu şekilde iş akdi kaldığı yerden kendiliğinden devam etmektedir. Askı hali Belirli süreli iş sözleşmelerinde ortaya çıktığında sözleşme süresi işlemeye devam edecektir. 

İş kanununda özel olarak düzenlenmiş bazı iş akdinin askıya alınması şunlardır. 

  • İş kanunu 31. Maddesine göre muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan veyahut herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılır. İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün eklenir. Şu kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü geçemez. Kanuna göre işçi muvazzaf askerlik görevi değil sadece geçici görevlendirmeler kapsamında sözleşmenin 2 ay süresince askıda kalacağını öngörmektedir. Söz konusu dönemde iş akdi askıda kalacağı için işçi ücrete hak kazanamayacaktır. İş kanunu 31. Maddeye göre askıda kalma süresinin iki ayı  kıdemne bağlı olarak her halde doksan günü geçmesinden sonra iş akdi işveren tarafından feshedilmiş sayılır ve buna bağlı hukuki sonuçlar doğar.
  • İş kanunun 25. Maddesinde işverenin işçinin hastalığı veya kaza nedeniyle iş akdini haklı nedenlerle fesih hakkının doğabilmesi için işverenin beklemesi gereken süre madde 17 deki bildirim süreleri kadar olacaktır. 
  • İK 25/3 İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.
  • İK 25/4 İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması
  • İK EK MADDE 2 İşçiye; evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü hâlinde üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde ise beş gün ücretli izin verilir

Leave A Reply