İstifa eden işçinin hakları

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

istifa eden işçinin hakları, incelenirken zaten Anayasal bir hak olan çalışma özgürlüğü ve girişim özgürlüğü çerçevesinde işçinin çalışma hayatı boyunca bir işyerine bağımlı olarak çalışmak zorunda olması düşünülemez. Dolayısıyla işçi için istifa etmek en doğal bir haktır. İstifa, hukuki bir işlem olduğu için istifa etmek isteyen işçinin söz konusu hakkını kullanması hukuk dünyasında bazı sonuçlar doğuracaktır.

Her ne kadar Yargıtay, istifa kelimesini genelde işçinin iş akdini haksız feshi kavramı için kullanmaktaysa da; işçinin istifasını, iş akdini sona erdirmesi yönünden haklı nedenle ve haklı neden olmadan istifa olarak ikiye ayırmak mümkündür. İş kanunu; işçinin işveren bünyesinde daha fazla çalışması artık kendisinden beklenilemeyecek durumlarda haklı nedenle iş akdini sona erdirebileceğini öngörmüştür. İş kanunu madde 24’e göre süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: 

I. Sağlık sebepleri: 

a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.

 b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. 

II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: 

a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. 

b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. 

c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. 

d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. 

e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, 

f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.

İşçinin kendi isteğiyle istifa ederek iş akdini sona erdirmesi halinde kural olarak kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır. Ancak iş akdinin işçi tarafından iş kanunu madde 24 sayılı haklı nedenlerle sona erdirmesi suretiyle istifa etmesi durumunda işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

İstifa eden işçinin hakları

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alır mı

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

istifa eden işçi kıdem tazminatı alır mı sorusunun cevabı, işçinin hangi nedenle işten ayrılmak istediği ve bunun haklı olup olmadığı ile bağlıdır.

Şöyle ki; çalışma gibi işten ayrılmak da Anayasal bir hak olan çalışma özgürlüğü ve girişim özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmelidir. Ancak işçi için önemli olan hususların başında, yıllarca emek verdiği işyerinden kıdem tazminatını da alarak ayrılmaktır. Bu nedenle işverenin yönlendirmesi ile verilen istifa yazısı ile değil; iş hukukunda uzman bir avukatın danışmanlığında haklı nedenlerin belirlenerek yapılan feshin sonuca daha kuvvetli gitmeyi kolaylaştıracağı kuşkusuzdur.

Bilindiği üzere Yargıtay, istifa kelimesini genelde işçinin iş akdini haksız feshi kavramı için kullanmaktaysa da; işçinin istifasını, iş akdini sona erdirmesi yönünden haklı nedenle ve haklı neden olmadan istifa olarak ikiye ayırmak mümkündür. İş kanunu; işçinin işveren bünyesinde daha fazla çalışması artık kendisinden beklenilemeyecek durumlarda haklı nedenle iş akdini sona erdirebileceğini öngörmüştür. İş kanunu madde 24’e göre süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: 

A. Sağlık sebepleri: 

a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.

 b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. 

B. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: 

a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. 

b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. 

c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. 

d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. 

e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, 

f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.

İşçinin kendi isteğiyle istifa ederek iş akdini sona erdirmesi halinde kural olarak kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır. Ancak iş akdinin işçi tarafından iş kanunu madde 24 sayılı haklı nedenlerle sona erdirmesi suretiyle istifa etmesi durumunda işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

Görüldüğü üzere; istifa eden işçi kıdem tazminatı alır mı sorusunun cevabında önemli olan iş akdini feshetmek ya da işyerini terketmek değil, iş akdini nasıl ve hangi nedenlere dayalı olarak feshedebileceğini öğrenmek ve buna uygun sistematik profesyonel hareket etmektir. Yoksa, yapılacak hatalı fesihler nedeniyle kıdem tazminatını kaybetme tehlikesiyle de karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu bağlamda, işten ayrılmadan ve dilekçe vermeden önce avukata danışmanızda yarar vardır; zira son pişmanlık fayda vermez.

istifa eden işçi kıdem tazminatı alır mı

Geçici İş İlişkisinde Genel Sınırlamalar

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

Bu Kanunun 29 uncu maddesi kapsamında toplu işçi çıkarılan işyerlerinde sekiz ay süresince, kamu kurum ve kuruluşlarında ve yer altında maden çıkarılan işyerlerinde bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında geçici iş ilişkisi kurulamaz.

Geçici işçi çalıştıran işveren, grev ve lokavtın uygulanması sırasında 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 65 inci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla geçici iş ilişkisiyle işçi çalıştıramaz.

Geçici işçi çalıştıran işveren, iş sözleşmesi feshedilen işçisini fesih tarihinden itibaren altı ay geçmeden geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştıramaz

İşletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi kurulmasını gerektirecek ölçüde ve öngörülemeyen şekilde artması halinde kurulan geçici iş ilişkilerinde; geçici iş ilişkisi ile çalıştırılan işçi sayısı, işyerinde çalıştırılan işçi sayısının dörtte birini geçemez. Ancak, on ve daha az işçi çalıştırılan işyerlerinde beş işçiye kadar geçici iş ilişkisi kurulabilir. İşçi sayısının tespitinde, kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Geçici işçi sağlama sözleşmesi ile çalışan işçi, engelli çalıştırma yükümlülüğü bakımından özel istihdam bürosu ve geçici işçi çalıştıran işverenin işçi sayısına dâhil edilmez.

   Geçici işçinin, geçici işçiyi çalıştıran işverenin işyerindeki çalışma süresince temel çalışma koşulları, bu işçilerin aynı işveren tarafından aynı iş için doğrudan istihdamı hâlinde sağlanacak koşulların altında olamaz.

   Sözleşmede belirtilen sürenin dolmasına rağmen geçici iş ilişkisinin devam etmesi hâlinde, geçici işçi çalıştıran işveren ile işçi arasında sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi kurulmuş sayılır. Bu durumda özel istihdam bürosu işçinin geçici iş ilişkisinden kaynaklanan ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden sözleşme süresiyle sınırlı olmak üzere sorumludur.

Geçici İş İlişkisinde Genel Sınırlamalar

Holding veya Aynı Şirketler Topluluğu Çatısı Altında Geçici İş İlişkisi

  İş kanunu 7. Maddesi son fıkrasına göre işverenin, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçisini, holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi hâlinde de geçici iş ilişkisi kurulmuş olur. Bu anlamda geçici iş ilişkisi kurulabilmesi için  iki işverenin de aynı holding veya şirketler topluluğu bünyesinde bulunması gerekmektedir. Bu ilişkide özel istihdam bürolarında olduğu gibi devreden işveren ile geçici işçi arasındaki iş ilişkisi sona ermemektedir. Bu şekilde kurulacak geçici iş ilişkileri yazılı olarak altı ayı geçmemek üzere kurulabilir ve en fazla iki defa yenilenebilir. İşçisini geçici olarak devreden işverenin ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden, devreden işveren ile birlikte sorumludur. 

  İş kanunu 7. Maddesi son fıkra son cümle gereğince aynı holding veya aynı şirketler topluluğu bünyesi içindeki işverenler ve işçi arasında kurulacak geçici iş ilişkisinde şu sınırlamalar uygulanacaktır : 

Geçici işçi çalıştıran işveren, grev ve lokavtın uygulanması sırasında 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 65 inci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla geçici iş ilişkisiyle işçi çalıştıramaz. 

Geçici işçinin, geçici işçiyi çalıştıran işverenin işyerindeki çalışma süresince temel çalışma koşulları, bu işçilerin aynı işveren tarafından aynı iş için doğrudan istihdamı hâlinde sağlanacak koşulların altında olamaz.

Bu Kanunun 29 uncu maddesi kapsamında toplu işçi çıkarılan işyerlerinde sekiz ay süresince, kamu kurum ve kuruluşlarında ve yer altında maden çıkarılan işyerlerinde bu maddenin geçici iş ilişkisi kurulamaz.

Geçici İş İlişkisinde Genel Sınırlamalar

Ankarada iş davalarına bakan avukatlar

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

Ankara iş davalarının yoğun olduğu illerden biridir. Uzun yıllardır Ankara’da bilgi ve tecrübemiz ile iş davalarıyla ilgilenmekteyiz. Yüzlerce dosyada başarı ile davalarımızı kazanmış bulunmaktayız. 

İşçilerin davalarını açmadan önce kendileri ile görüşme yapmakta; işyerinin ve işin durumuna ilişkin sorularımızla konunun detayını öğrenerek, İş Kanunu ve Yargıtay kararları doğrultusunda öneriler getirmekte, ihtarname ile iş akdinin feshi ve tazminatların talebi gibi hukuki prosedürleri başlatmaktayız.

Genel anlamıyla İş Kanununa baktığımızda; işçiler ile işverenler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi ve uyuşmazlıkların çözümünde emredici kurallar ile hukuksal yapının düzenlenmesi de amaçlanmıştır. İşçiler için davalarımızda; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ücreti gibi birçok başlık altında toplanabilecek alacak kalemlerinde davalar açmaktayız. 

Özellikle işverenlerin taşeron işçisi çalıştırdıklarında, bu işçilerin durumlarının ne olacağı, haklarını nasıl alabilecekleri de tartışma konusu olmaktadır. Bu konuda da kazandığımız emsal birçok iş davamız olup, konuya ilişkin özet bir düzenlemeye de aşağıda yer vermekteyiz.

 “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

Ankarada iş davalarına bakan avukatlar

Ankara Uzman işveren avukatı

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

İşverenlerin davaları kaybetmelerinin en önemli nedeni düzenli iş hukuku alanında uzman, tecrübeli avukatlar ile çalışmamalarıdır. Sorun veya dava ortaya çıktıktan sonra avukatların bunu giderebilmeleri zorlaşmaktadır. Dolayısıyla birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi işverenlerin avukatlar ile sözleşme, savunma alma vs. süreçleri birlikte yürütmeleri önem arz etmektedir. Bu bağlamda Ankara işveren avukatı olarak büromuzda uzun yıllardır, işverenlere de danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermekteyiz. İşletmenin büyüklüğüne ve dava sayısına göre uygun ücretlendirme yapmaktayız. Avukat ile çalışmaktan değil, avukatsız süreç sonucunda haksız ödemeler yapmaktan çekinmek öncelikli olmalıdır.

Ankara’da onlarca şirkete gerek dava öncesinde, açılacak davaların önlenmesi ve kayıpların azaltılması konusunda danışmanlık vermekte gerekse işverene karşı açılan davalarda avukatlık yaparak savunmaktayız

İş hukuku doktrin ve Yargıtay içtihatları ile şekillenmektedir. Dolayısıyla bu geniş alan, bu uzmanlaşmayı, tecrübeyi de gerektirmektedir. Ankara işveren avukatlığı alanında uzun yıllara dayanan ve iş hukukunda Ankara Üniversitesi Hukuku Fakültesinden İş Hukuku alanında Yüksek Lisans yapmış ve Doktora düzeyinde eğitimler alarak yıllardır, bu alanda çalışma göstermekteyiz. 

Ankara’da işveren avukatlığını üstlendiğimizde, öncelikle işveren şirketin kayıtlarını inceleyerek işe başlamakta; müvekkil şirketlere işyeri sicil dosyasının nasıl tutulacağı, bordroların nasıl hazırlanacağı, çalışma saatlerinin düzenlenmesi, disiplin suçlarına ilişkin tutanakların düzenlenmesi ve dava açıldığında bunların bir araya getirilerek savunmaların yapılması gibi her aşamada sürekli iletişimde olacak şekilde başarılı ve kazançlı hizmetler sunmaktayız. İş hukuku alanındaki bilgi ve tecrübelerimizle, yaşadığınız birçok sorunu öncesinde yaşamış ve üstesinden gelmiş avukatlar olarak, sizlere uygun öneri ve çözümler sunabilir; sorunlarınızın azalmasını sağlayabiliriz.  

İş hukuku ayrı bir uzmanlık gerektirmekte olup, işverenler hangi belgeleri toplamaları gerektiğini dahi tam olarak bilemeyebilmektedir. Bu nedenle genellikle mali müşavirlerinden bilgi almaya çalışsalar da, Mahkeme süreçlerini mali müşavirler değil, avukatlar takip ettiklerinden topladıklarını sandıkları belgelerde de birçok açıkları ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla işverenler, ne yazık ki çalışma ilişkisi devam ederken çeşitli nedenlerle gerekli yazılı belgeleri toplayamamaktadırlar. Böyle bir durumda da Mahkemeye düzgün bir sicil dosyası sunamamaktadırlar. Sizlere bu konularda yardımcı olmakta ve davalarınızın takibini yapmaktayız.

Ankara işveren avukatı

Ankara işçi alacakları avukatı

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

Ankara’nın nüfusunun ve çalışanların artması ile işçi ve işveren arasındaki iş hukuku sorunları da artmaktadır. İşçiler, çalışmalarının karşılığı alacaklarını alamadıklarından, Ankara işçi alacakları avukatı aramaktadırlar. Uzun yıllardır tamamına yakını iş davaları olan Cihan Hukuk Bürosunda işçilik alacakları hesaplamaları yapılmakta, arabuluculuk ve anlaşma olmazsa dava süreçleri takip edilmektedir.

İşçilik alacakları

İşçilerin temel alacak taleplerini şu şekilde sıralayabiliriz: kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal dini bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, eksik ödenen maaş ücretleri, ayrımcılık tazminatı, prim alacakları, yemek ücretleri, maddi ve manevi tazminat vs.. 

Kıdem tazminatı talep edebilmek için öncelikle işyerinde bir yıllık çalışma süresini doldurmuş olmakta gerekmektedir. Sonrasında iş sözleşmesinin feshinin işçi tarafından mı yoksa işveren tarafından mı yapıldığına ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığına bakılmaktadır. Bu bağlamda; işçilerin fesih işlemlerini, iş hukuku konusunda uzman bir avukat ile ileride mahkeme aşamasında delil olacak ihtarname ile yapmalarını tavsiye ediyoruz. Yıllık izne hak kazanabilmek için de yine işletmede bir yıllık çalışma süresini tamamlamış olmak gerekmektedir. Diğer alacak kalemleri ile ilgili de, tarafımızı arayarak bilgi alabilirsiniz.

Bunların dışında işten geçerli bir neden olmaksızın çıkartıldığını düşünen işçiler; işyerinde 6 aydan fazla kıdemleri olması ve 30’dan fazla işçi bulunması halinde; işe iade, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretlerini talep etmektedirler.

Bir diğer Ankara işçi alacakları avukatı arama nedenleri de; iş kazası veya meslek hastalığına uğramaları nedeniyle sürekli işgücü kaybına (maluliyet) uğrayan işçilerin, işverenden maddi ve manevi tazminat talep etmek istemeleridir.

Ankara iş mahkemeleri avukatları

Ankara’da özel olarak kurulan iş mahkemeleri olup, davalar burada açılmaktadır. Yalnız önemle belirtmek isterim ki, yukarı belirttiğimiz işçilik alacakları talepleri (iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklı maddi ve manevi tazminat hariç) için dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Eğer arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılırsa, mahkeme davayı esasa girmeden dava şartı yokluğundan reddeder. Dolayısıyla arabuluculuk sürecine özellikle de ilk oturuma katılmak önemlidir. Tabii ki arabuluculuk süreci de hukuki bir süreç olup, işçilerin avukatları ile katılmaları hak kaybına uğramalarını engelleyecek ve işçilik alacaklarına kavuşmalarını uygulanacak profesyonel taktik ve tekniklerle kolaylaştıracaktır. 

Ankara işçi alacakları avukatı

Ankara iş mahkemesi Hakkında

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

Ankara iş mahkemesi

Ankara iş davalarının her geçen gün arttığı, işçi ve işveren uyuşmazlıklarının ortaya çıktığı Türkiye’de en çok iş mahkemesinin olduğu şehirlerdendir. Bu bağlamda 45 civarında Ankara iş mahkemesi olup, bazı mahkemelerde birden fazla hâkim görev yapmaktadır. 

Ankara iş mahkemesi nerede?

Ankara iş mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri, ayrı bir binaya taşınmış olup Sıhhiye’deki Adliyede değil; şu adreste bulunmaktadır: 

Cevizlidere Mah. Muhsin Yazıcıoğlu Cad. No:45 İşçi Blokları, Çankaya-Ankara

Ankara iş mahkemesi nin taşındığını bilmeyen birçok taraf ve tanık, halen diğer adliye binalarına gitmekte ve duruşmaları kaçırmaktadır. Ankara iş mahkemesi ek bina olup, Çukurambar’dan yokuşu tırmanıp soldaki Balgat a giden üst köprüye gelmeden sağda yer almaktadır. 

Ankara arabuluculuk bürosu nerede?

Bilindiği üzere hizmet tespiti ve iş kazası ile meslek hastalığına ilişkin tazminatına ilişkin dışındaki davalar için arabuluculuk dava şartıdır. Bir başka ifadeyle, arabuluculuğa başvurmadan iş mahkemesinde dava açılması halinde, dava usulden reddedilmektedir. 

Öncelikle arabuluculuğun da hukuki bir süreç olduğunu ve kanımızca tarafların kendilerini mahkemede olduğu gibi arabuluculukta da iş hukukunda bilgi ve tecrübeli bir avukat temsil etmelerinin daha yararlı olacağını önemle belirtmek isteriz. Yine uygulamadaki bir diğer yanlış bilgi de arabulucunun işçilik alacaklarını hesaplayacağının düşünülmesidir. Oysa ki arabulucu, avukat sıfatıyla değil tarafsız ve bağımsız bir kişi olarak tarafların anlaşması için yardımcı olmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla işçilerin ve işverenlerin hesaplamaları kendilerinin yaparak arabuluculuk toplantılarına hazır gitmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda hak kayıplarının olmaması için de iş hukuku danışmanlığı almalarında yarar bulunmaktadır.

Ankara arabuluculuk bürosu, 2 adliyede yer almakta olup, bunlardan biri yukarıda adresini verdiğimiz iş mahkemelerinin bulunduğu adliye ek binasının 1. Katındadır. Diğer bir arabuluculuk bürosu da Dışkapı tarafından açılan yeni ek binadadır.

Ankara iş mahkemeleri telefon numaraları

Ankara iş mahkemesi telefonda dosyalar konusunda bilgi verilmese de, duruşma hakimlerinin izinli ya da raporlu olup olmadıkları gibi bazı konularda ulaşılabilirse kısıtlı bilgi verilmektedir.

Ankara iş mahkemesi ne ulaşmak için öncelikle Santrali aramak gerekmektedir.

Santral:204 45 00

ANKARA İŞ MAHKEMELERİ
1. İş Mahkemesi Kalemi4622
2. İş Mahkemesi Kalemi4625
3. İş Mahkemesi Kalemi4628
4. İş Mahkemesi Kalemi4631
5. İş Mahkemesi Kalemi4634
6. İş Mahkemesi Kalemi4637
7. İş Mahkemesi Kalemi4640
8. İş Mahkemesi Kalemi4643
9. İş Mahkemesi Kalemi4646
10. İş Mahkemesi Kalemi4649
11. İş Mahkemesi Kalemi4652
12. İş Mahkemesi Kalemi4655
13. İş Mahkemesi Kalemi4658
14. İş Mahkemesi Kalemi4661
15. İş Mahkemesi Kalemi4664
16. İş Mahkemesi Kalemi4667
17. İş Mahkemesi Kalemi4670
18. İş Mahkemesi Kalemi4673
19. İş Mahkemesi Kalemi4676
20. İş Mahkemesi Kalemi4679
21. İş Mahkemesi Kalemi4682
22. İş Mahkemesi Kalemi4685
23. İş Mahkemesi Kalemi4688
24. İş Mahkemesi Kalemi4691
25. İş Mahkemesi Kalemi4694
26. İş Mahkemesi Kalemi4697
27. İş Mahkemesi Kalemi4700
28. İş Mahkemesi Kalemi4703
29. İş Mahkemesi Kalemi4706
30. İş Mahkemesi Kalemi4709
31. İş Mahkemesi Kalemi4712
32. İş Mahkemesi Kalemi4715
33. İş Mahkemesi Kalemi4718
34. İş Mahkemesi Kalemi4721
35. İş Mahkemesi Kalemi4724
36. İş Mahkemesi Kalemi4727
37. İş Mahkemesi Kalemi4730
38. İş Mahkemesi Kalemi4733
39. İş Mahkemesi Kalemi4736
40. İş Mahkemesi Kalemi4739
41. İş Mahkemesi Kalemi4742
42. İş Mahkemesi Kalemi4745
43. İş Mahkemesi Kalemi4748
44. İş Mahkemesi Kalemi4751
45. İş Mahkemesi Kalemi4754

Ankara iş mahkemesi avukatı

Büromuzda ankara iş mahkemesi avukatları ile oluşan tecrübeli mücadeleci bir ekiple ankara’da iş hukuku alanında hizmet vermekteyiz. Özellikle Ankara İş davaları avukatlığı yaptığımızdan Büromuz da İş Mahkemelerinin hemen yanındaki Ata Plaza’da yer almaktadır. 

İşçilik alacakları için hukuki süreç; önemli ve hassastır. Kanımızca işçinin işverene işten ayrıldıktan ya da çıkartıldıktan sonra gönderdiği ihtarnameden başlayarak, davanın açılması, tanıkların dinlenilmesi, bilirkişi raporunun incelenmesi ve sair süreçlerin, iş hukuku bilgisi ve tecrübesi çerçevesinde doğru yürütülmesi gerekmektedir.

iş mahkemesi dava türleri nelerdir

Ankara iş mahkemelerinde her geçen gün dava sayıları artmaktadır. Bu bağlamda şu anda Ankara’da 45 İş Mahkemesi bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı sigorta tespit davalarına ama çoğunluğu işçilik alacakları ile ilgili davalarına bakmaktadır.

İş mahkemelerinde görülen başlıca dava türleri; 

  • kıdem tazminatı, 
  • ihbar tazminatı,
  • maaş, 
  • fazla mesai ücreti, 
  • yıllık izin ücreti, 
  • hafta tatili ücreti, 
  • ulusal dini bayram ve genel tatil ücreti, 
  • asgari geçim indirimi, 
  • harcırah ve yol ücretleri gibi işçilik alacakları olduğu gibi, 
  • iş kazası,
  • maddi manevi tazminat, 
  • işe iade davası 

iş mahkemesi davası nerede açılır

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, iş davaları; iş mahkemelerinde eğer dava açılacak yerde bu mahkemeler yoksa asliye hukuk mahkemelerinde açılır.

Ayrıca iş mahkemelerinin yetki sorunu da önemlidir. İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

iş mahkemesi davası ne kadar sürer

iş mahkemeleri davası ne kadar sürer sorusunun cevabı, davacı ve davalının sürelere riayet etmesine, tanıklara, avukatlara, davayı görecek mahkemenin kalem personeline ve hakimine yani birçok etmene bağlıdır. Ancak iş davaları sürecini bilen ankara iş mahkemesi avukatı olarak, süreci hızlandırmak için gerekli özeni göstermekte, kesin süreleri takip etmekteyiz. Dolayısıyla kesin süre vermek mümkün olmamakla birlikte, açtığımız davaların 10 ay gibi bir sürede sonuçlanabilmektedir. İş mahkemesi kararından sonra karar icraya konulmakta ve tahsilat için eğer davalı teminat ile tehiri icra kararı aldırmazsa, haciz işlemleri yapılmaktadır.

iş mahkemesi harcı ne kadar

iş mahkemesi harcı ne kadar olacağı açılan davanın değeri ile de doğru orantılıdır. Harca esas dava miktarı ne kadar yüksek olursa o oranda yüksek harç ödenmektedir. Yine tanık sayısı gibi bazı unsurlar da etkili olmaktadır. Bilindiği üzere, dava açarken bilirkişi ücreti, tanık ücreti, posta masrafları için gider avansları peşin olarak alınmaktadır. İşbu yazıyı hazırladığımız Eylül 2018 tarihinde açtığımız ortalama kısmi bir davada; yaklaşık 600TL’lik ödeme yapıldığını örnek olması için ifade etmek isteriz. Detaylı harç hesaplamaları harçlar kanunu ve ilgili mevzuattan öğrenilebilir. 

ankara iş mahkemeleri hangi adliyede

ankara iş mahkemeleri, Balgat ek adliye binasına taşınmış olup, halen iş davaları burada görülmektedir. Ankara İş Mahkemelerinin bulunduğu adliyenin açık adresi şöyledir: İşçi Blokları Mahallesi, 06530 Çankaya-Ankara

Ankara iş mahkemelerinde arabuluculuk

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

Ankara iş mahkemelerinde arabuluculuk uzayan davalar ve sonunda tamamen kopan ilişkiler de göz önüne alındığındaher geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Zaten bu durum ve arabuluculuğun hızlı ve huzurlu çözüme yönelik etkisi,Adalet Bakanlığı tarafından da görüldüğündenarabuluculuk yöntemi ilerleyen süreçte mevzuatımıza göre zorunlu hale de gelecektir.

 Arabuluculuk iş davaları bakımından oldukça faydalı bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük illerde iş davaları her geçen gün artmaktadır. Ankara iş mahkemelerinde arabuluculuk , işçininişçilik alacaklarına en kısa yoldan ulaşması bakımından vazgeçilmez bir yöntemdir. Özellikle işçinin ekonomik istikbali açısından oldukça önem arz eden bir tazminat türü olan kıdem tazminatına, işçiler en kısa sürede ulaşmak istemektedirler. Ancak ülkemizdeki davaların oldukça uzun sürmeleri dolayısıyla işçiler, kıdem tazminatına 2-3 yıllık gibi uzun süreler sonunda kavuşabilmektedir. İşte tüm bu nedenlerle Ankara iş mahkemelerinde arabuluculuk oldukça önem arz etmektedir. 

Alternatif çözüm yollarına olan ihtiyaç, ülkemiz ve tüm dünyada zamanla artmıştır. Anılan ihtiyacı karşılamak amacıyla Arabuluculuk yöntemi kanun değişikleriyle meri mevzuatımıza eklenmiştir. Arabuluculuk oldukça hızlı, masrafsız ve barışçı bir çözüm yöntemidir. Bu yöntemde mahkeme aşaması olmaması dolayısıyla hem taraflar üzerindeki o gergin atmosfer kırılmakta hem de karşılıklı iletişim sağlanarak kalıcı bir uzlaşma sağlanmaktadır. Arabuluculuğun bu yönleri düşünüldüğünde İş Hukuku bakımından oldukça önem arz ettiği açıkça anlaşılmaktadır. Arabuluculuk sayesinde işçiler yüklü dava masraflarından kurtuldukları gibi kısa sürelerde kıdem tazminatına da kavuşabilecektir. 

Ankara iş mahkemelerinde arabuluculuk aynı zamanda işverenler içinde oldukça mantıklı ve fayda sağlayan bir yöntemdir. İşverenler bu sayede dava yükünden kurtulmakta ve masrafları azalacağından yıpratıcı bu süreçten en az zararla ayrılmaktadırlar. 

Örneğin kıdem tazminatıyla ilgili olarak şu hususları belirtmekte fayda görüyoruz. 

Kıdem tazminatı işçinin,  kanunda sayılmış olan işten ayrılma sebeplerinden herhangi birinin gerçekleşmesi ve bunun sonucu olarak işten ayrılmasıyla beraber ödenen yasadan kaynaklanan bir tazminat türüdür. İşçinin sözleşmesi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle feshedilmişse ve bu fesih haklı ve geçerli ise bu durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır. 

İşçiye 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre çalışanlara belirli şartlarla kıdem tazminatı ödenmektedir. Buna göre;
1- İşveren tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık nedenleri dışında kalan nedenlerle işten ayrılan sigortalılar,

2- İşçi tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık,sağlık veya işyerinde işin durması benzeri nedenlerle işten ayrılan sigortalılar,

3- Askerlik (vatani görev) görevi nedeni ile işten ayrılanlar,

4- Emekliliğe hak kazanılması veya bu kapsamda gereken sigortalılık süresi ve prim gününün doldurulması nedeni ile işten ayrılanlar,

5- Evlilik sebebiyle işten ayrılan kadın sigortalılar,

6- Vefat Eden sigortalıların hak sahipleri,

Kıdem tazminatı alabilmektedir. İstifa eden işçiye kanun hükümleri gereğince kıdem tazminatı ödenmez. Ancak askerlik görevi, emeklilik hakkının elde edilmesi, sağlık problemlerinin işin yapılmasına sürekli bir biçimde engel oluşturduğunun belgelenmesi, işverenin iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı davranışlarda bulunması nedenleri ile işçi tarafından feshi halinde (istifa), çalışma süresinin en az 1 yıl olması koşulu ile kıdem tazminatına hak kazanılabilmektedir.

Kıdem tazminatı işçinin işyerinde 1 (bir) yıl boyunca yapmış olduğu çalışma karşılığı kazandığı bir tazminat türüdür. İşçi, iş yerinde işe başladığı tarihten itibaren 365 günü tamamlamalıdır. Bir yıllık sürenin başlangıcı işçinin işe girdiği tarihtir. İşçinin o iş yerinde kesintisiz ve sigortalı olarak çalışmış olması kıdem tazminatının en önemli koşullarındandır. 

Arabuluculuk ile uyuşmazlığın, iş mahkemesine gitmeden önce çözülmesi ile mahkemelerin iş yükü de önemli ölçüde azalacaktır. Bunun bilincinde olan iş mahkemesi hâkimleri de; Ankara iş mahkemelerinde arabuluculuk sürecine başlanması için tarafları teşvik etmektedirler. 

Ankara iş mahkemeleri avukatı

Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

İşçilerin davalarını kendilerinin takip etmeleri mümkün olmakla birlikte; her işin ehli yani Ankara iş mahkemeleri avukatı ile takip edilmesinin daha yararlı olacağı açıktır. İşçiler, ağırlıklı olarak; işverenden alamadıkları kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücretleri, hafta tatili ücretleri ve bayram tatil ücretleri için iş mahkemelerinde dava yoluna gitmektedirler. 

İş mahkemelerinin sayısı Ankara’da her geçen gün artmaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden biri de, işverenlerin işçilerin alacaklarını kanuna göre hesaplamamaları ve zamanında ödememeleridir. Ne yazık ki, yıllarca çalışan işçiler; bazı işverenler tarafından oyalanmakta ve ibranameler vs. belgeler imzalatılarak hakları zayi edilmeye çalışılmaktadır. Ankara iş mahkemeleri avukatı araştırarak gerekli bilgilerin alınması ve ona göre işçilerin daha sağlam hukuki prosedürler ile hareket etmeleri lehlerine olacaktır.

Ankara Kıdem tazminatı nasıl alınır

İşçi tarafından, iş sözleşmesinin haklı nedenler feshedilmesi veya işveren tarafından Ahlak ve iyiniyet kuralları haricinde feshedilmesi halinde, işverenin işyerinde bir yıldan fazla çalışmış işçiye kıdem tazminatı ödemesi gerekmektedir.

İş Kanunu uyarınca; emeklilik nedeniyle, askerlik nedeniyle, evlilik nedeniyle iş akdini sona erdirdiğinde kıdem tazminatı alabilir. Ancak, işçilerin fesih işlemlerini usulüne uygun bir şekilde yapmaları ve iş hukuku danışmanlığı almaları yararlarına olacaktır.  

Konuya ilişkin hukuki düzenlemeler şöyledir: 1475 sayılı İş Kanununa 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. Bentte “506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bendelerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle” işçinin emekli olması halinde kıdem tazminatı alabileceği yer almakta olup; bu nedenle işçiye kendi isteğiyle işten ayrılabilme imkânı tanınmıştır. Ayrıca, işçinin bu süreleri aynı işveren bünyesinde geçirme zorunluluğu da yoktur. Son işyerinde çalışma süresi en az bir yıl sürmüş bir işçi eğer emeklilik şartlarını taşıyor ise kıdem tazminatına hak kazanmaktadır.

Ankara Kıdem tazminatı nasıl alınır