Ankara iş avukatı, Ankara iş hukuku avukatı, İş hukuku avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatı tavsiye, Ankara iş davası avukatı, Ankara iş mahkemesi avukatları, Ankara işçi avukatı, Ankara işçi mahkemesi avukatı, Ankara işveren avukatı, Ankara Avukat Arabulucu, İşçi alacakları hesaplama, Ankara işe iade avukatı, Ankara kıdem tazminatı avukatı, Ankara iş kazası avukatı, İs hukuku avukatı Ankara Sincan, İş avukatı Ankara, İş kazası avukatı Ankara, Ankara is mahkeme avukatlari, Ankara iş mahkemesi avukatları, İş davası avukatı Ankara, İşçi avukatı Ankara, Ankara iş hukuku avukatları, Ankara iş davaları avukatı, Ankara iş kazası avukatları, Davalarda En İyi Karar İçin

Ankara’da bulunan alanında deneyimli, profosyonel ve etkin çözümler üreten Cihan Hukuk Bürosu miras hukuku alanında Ankara miras avukatı, Ankara Miras Hukuku, Ankara’da eşlerden birinin ölmesi halinde mal paylaşımı, Ankara veraset ilamı, Ankara terekenin tespiti, Ankara Mirasın paylaşılması olarak hizmetlerine devam etmektedir.

GENEL OLARAK MİRAS HUKUKU

Miras hukuku alanı 4721 sayılı 2001 tarihli Medeni Kanunun üçüncü kitabında düzenlenmiştir. Bu kapsamda ilk olarak mirasçıların kanun hükmündeki tanımlarına bakılması gerekir:

Madde 495- Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

Madde 496- Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.

Madde 497- Alt soyu, ana ve babası ve onların alt soyu bulunmayan miras bırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar. Miras bırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi alt soyları alır. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri alt soyu bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de alt soyları bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin miras bırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer.

Bir diğer önemli konu ise vasiyet durumudur:

Madde 502- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir

Kişinin vasiyet yapabilmesi için ayırt etme gücüne sahip olması gerekmesi açık ve emredici şekilde kanun hükmünde belirtilmiştir.

Miras bırakanın tasarruf hakkına bakıldığında ise:

Madde 505- (Değişik birinci fıkra: 4/5/2007-5650/1 md.) Mirasçı olarak alts oyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiç biri yoksa, miras bırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir.

Bu kanun maddesinde önemli olan nokta saklı paylardır. Yani mal kaçırma olmaması için saklı payların korunması gerekir.

SAKLI PAY NEDİR?

Madde 506- Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir:

1. Altsoy için yasal miras payının yarısı,

2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,

3. (Mülga: 4/5/2007-5650/2 md.)

4. Sağ kalan eş için, alt soy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.

Bu bakımdan kanun maddesinden anlaşılacağı gibi yukarıdaki oranlarda saklı pay bırakılmaksızın ölüme bağlı tasarruflarda bulunamaz.

Fakat bu saklı paylardan da mirasçıyı çıkarmanın imkanı bulunmaktadır:

Madde 510- Aşağıdaki durumlarda miras bırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:

1. Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,

2. Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

Bir mirasçının mirastan bir karşılık sağlayarak veya sağlamadan da mirastan feragat etmesi mümkündür:

Madde 528 – Miras bırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir.

Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder.

Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin alt soyu için de sonuç doğurur.

Vasiyet ne şekilde olmalıdır?

Madde 531- Vasiyet, resmî şekilde veya miras bırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabilir.

Bu bakımdan vasiyet üç şekilde olabilmektedir. Resmi şekilde, el yazısı ile veya sözlü olarak miras bırakan vasiyet edebilir.

El yazısı ile miras bırakan vasiyetname yazıyorsa:

Madde 538- El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir.

Şeklinde düzenlenmiştir. Bu bakımdan yıl, ay ve gün gösterilmesi gerekir.

Sözlü vasiyet ne şekilde olmalıdır?

Madde 539- Miras bırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.

Bunun için miras bırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler.

Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.

Bazı durumlarda miras bırakan sözlü vasiyetname bırakmak zorunda kalabilir. Bunun şartları ise takriri şekilde belirtilmese de örnek olarak ölüm tehlikesi, savaş gibi olaylar verilmiştir. Bu durumlarda kişi sözlü vasiyet verebilir. Fakat bunun için iki tanığa anlatması ve bu tanıkların vasiyetname yazmaları gerekir.

Miras sözleşmesi nasıl düzenlenir?

Miras sözleşmesi resmi şekilde düzenlenmesi gerekir.

Miras konusunda davalar ne zaman açılır?

Madde 575- Miras, miras bırakanın ölümüyle açılır. Miras bırakanın sağlığında yapmış olduğu mirasla ilgili kazandırmalar ve paylaştırmalar, terekenin ölüm anındaki durumuna göre değerlendirilir.

Bu durumda miras davaları miras bırakan ölümü olmadan açılmasının imkanı yoktur.

Miras davaları nerelerde açılır?

Miras bırakanın yerleşim yerinde açılır.

Mirasçılar mirası ne zaman kazanırlar?

İlgili kanun hükmü:

Madde 599- Mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.

Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.

Atanmış mirasçılar da mirası, miras bırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler.

Mirasçılar miras bırakanın ölümü ile bütün olarak malvarlıklarını kazanırlar.

Zamanaşımı ne kadardır?

10 yıldır.

ANKARA MİRAS AVUKATI OLARAK HİZMETLERİMİZ VE İLETİŞİM

Ankara miras avukatı olarak:

+ Miras sözleşmesinin yapılması konusunda profosyonel yardım
+ Miras davalarının takibi
+ Mal kaçırma davaları
+ Vasiyetnamelerin düzenlenmesi
+ Veraset ilamının alınması
+ Miras feraget sözleşmesinin yapılması
+ Muris muvaazası davalarının takibi
+ Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlenmesi

Gibi hizmetlerimizden daha ayrıntılı şekilde yardım ve hizmet almak için iletişim bölümümüzden Cihan Hukuk Bürosuna ulaşabilirsiniz.